Askerlik Nasıl Geçiyor?

Şu anda yazıyı yazarken düşündüm de 96 günlük askerim. Duygularım 96 günlük bir askerin duygularına aittir, askerlik sonunda yazacağım yazı ile duygular ve askerliğe bakışım arasındaki geniş açıyı eminim ki çok rahat görebilirsiniz. Çünkü her şey burada görev başındayken yazılmıyor (yazılmaması da gerekli), sivil hayattan da yazıldığı gibi okunmadığına adım gibi eminim.

Çok farklı bir deneyim olduğunu söylemek istiyorum. Hani askere gitmeden adam olunmaz derler ya, bu tabiri beğenmesem de haksız olmadığını söylemeden de edemeyeceğim. İnsan burada sivil hayatta içtiği cam bardaktaki çayın, istediği vakitte yediği yemeğin, ailesi ile oturup yaptığı sohbetin kıymetini çok daha iyi anlıyor ve özlüyor.

70 günlük Ankara da yedek astsubay eğitimimi aldıktan sonra, 15 gün meyil izninden sonra rütbeli personel olarak yeni görev yerime atandım. Yeni görev yerime geldiğimde önce misafirhane de kalıp daha sonra bu yazıyı yazdığım evime taşındım. Hayatımda ilk defa ayrı evde yaşamaya başlayan ben, maddi ve manevi olarak bu kadar yorulacağımı tahmin etmemiştim.

Sıradan bir askerlik geçirmediğini düşünüyorum çünkü yedek astsubaylık rütbesinin ilk mezunlarından biriyim. Meyil izninden önce normal asker iken şimdi kendi himayemde olan ve sorumlulukları bana ait olan askerlerim var ve onları emir, komuta etmek bana büyük sorumluluk yüklüyor.

Çok kısa bir süre öncesinde, çarşı günü gelse diye dualar ederken, şimdi her akşam kendi evime gitmenin ve yarı sivil yarı askeri bir hayat yaşamanın tecrübesi oldukça farklı oluyor.

Şimdilik genel hissiyatım yazıda belirttiğim gibi. Aldığımız askeri disiplin ve terbiye kuralları gereği daha detaylı bilgi veremiyorum. Askerlik yapmanın hem cinslerime farklı bir tür olgunluk kazandırdığını söyleyerek yazıma son veriyorum.

Bir cevap yazın