Evlilik,Düğün ve diğer şeyler…

Merhaba!

Bu yazıyı bekar bir birey olarak yazıyorum. Yazıyı okudukça bekar bir bireyin, tüm bu süreçlerin vermiş olduğu endişeyi görebilirsiniz. Aksi düşünceleri olan insanların bu yazıya olan görüşlerini tamamen saygı çerçevesinde karşılayacağımı belirtmek isterim. Bu kamu spotuyla birlikte yazıya geçebiliriz.

Evlilik, düğün, söz, nişan ve diğer tüm gelenekler yada bu tür seremoniler… Bu tür seremonilerin hepsi farklı kültürlere sahip dünya vatandaşlarının hemen hemen hepsinde gerçekleştirilen olaylar. Ben yazının başında da belirttiğim gibi bekar bir dünya vatandaşıyım.

Öncelikle tüm bu seremonilere gerek sağdıç* gerekse davetli olarak katıldım. Karşılaştığım durumlar belki başıma gelmeden yorum yapmamam gereken durumlar fakat kendimi yorum yapmak zorunda hissediyorum. Yapacağım yorumlar belki biraz sert olabilir. Baştan uyarmam gerekiyor. Kimse üzerine alınmasın. Bu yorumların hepsi benim kişisel düşüncelerim.

İki insan birbirini sever ve sevgili olurlar. Tüm olaylar bu şekilde başlıyor. Sonrasında ise işler biraz ciddileşmeye başlar ve aileler bu sürece entegre olur. Daha sonra gelenekler ve göreneklere göre olaylar gelişir. Söz, nişan ve düğün, aslında hepsi aynı şeyin laciverti…

Düğün, nişan, kına, söz. hayatım boyunca neredeyse hiç görmediğim bilmem kaç  göbek akrabaları binlerce lira harcayarak eğlendirmeye çalışmak. Dünyada bir kez evleniyoruz ayağına kredi çekip 60-70 bin lira para harcayarak, insanları eğlendirmeye çalışıyoruz? Daha evliliğin başında bu kadar borç yapmak… Şahsen bu düşüncelerimi ileride olur da evlenirsem değişir mi bilmiyorum ama şuanda biraz da bekara karı boşamak kolay sözüyle hareket ediyorum gibi. Ama şu cümlede beni oldukça irite ediyor. “omo aşkitom bi kere evleniyoruz11!1!1! ” diyen sevgilinin gazıyla hareket etmek…

Yaşadığımız şu dönemde para kolay kazanılan bir şey değil. Yakın tarihte yaşadığım ve gördüğüm  durumların hepsinde toplasan (kına + düğün) 10 saatlik işler için  2-3 bin liralık kuaför masrafı, 5-6 bin liralık gelinlik, 2-3 bin liralık gece elbisesi gibi ortada kısıtlı bir süre için harcanan ortalama 10-12 bin liralık bir harcama saçma geliyor. Özellikle de bunu elalem ne der veya millet eğlensin yada bir kere evleniyorum yaaa düşüncesiyle yapılınca saçmalık durumu gittikçe abesle iştigal oluyor.

Hiç evlenmedim şimdi ahkâm kesmek gibi olmasın fakat insanların yaşamış olduğu stresi gördükçe bu düğün tantanasına anlam vermek benim için oldukça güçleşiyor. 3 saatlik eğlence için bu kadar stres yaşanır mı? Tüm bu stresin üstüne harcanan parayı başka bir yerde değerlendirme düşüncesi bir türlü eritemediğim bir sav olarak aklımdan çıkmıyor.

Hele ki o düğünde zırt pırt damada kitlenen zart zurt parası, marş basmıyor, araba gitmiyor, gelinin evinden çıkarken kapı açılmıyor gibi saçma sapan şeyler beni zıvanadan çıkartıyor.

Özellikle de  düğünden sonra dönen dedikodular daha da beter. Mekanı beğenmeyenler, gelini beğenmeyenler, damadı beğenmeyenler, yok oynamasını bilmiyorlar falan filan uzar gider bu liste.Paranla rezil olmak dedikleri tam olarak da bu bence.

İçimdekilerin en kibar haliyle dökülmesi bu şekilde oluyor. En yakın arkadaşımın sağdıçlığından, kuzenimin düğününde elimden geleni yaptığım ve yaşanan tüm bu stres ve beğenmeme durumunu gördüğüm için bu yazıyı yazdım. Bana kızmakta serbestsiniz. Hoşçakalın!

 

Sağdıç*, düğün hazırlıkları sırasında damada yardımcı olan kişiye denir. Damat adayları sağdıçlarını yakın dostları ve akrabaları arasından seçer. Genellikle sağdıçların sayısı nedimeler ile eş olur ama tabii bu durum zorunlu değil. Bu demek oluyor ki düğününde ne kadar istersen o kadar sayıda sağdıç kullanabilirsin.

Bir cevap yazın